logo
  • 0
Image

Aşırı Terlemede Primer ve Sekonder Tip Ayrımı

emp arge
Saturday, December 13, 2025

Aşırı terleme çocukluktan beri mi var, yoksa sonradan mı başladı? Bölgesel mi yaygın mı? Bu rehber, terlemenin tipini ayırt etmeye ve doğru tanı adımlarını anlamaya yardımcı olur.

Aşırı Terleme

Aşırı terleme, sadece kozmetik bir sorun değildir; altta yatan tıbbi bir tabloyu da işaret edebilir. Bu nedenle primer (birincil) ve sekonder (ikincil) hiperhidroz ayrımı, tanı ve tedavi planlamasında temel bir adımdır.

Yazıda;

  • Aşırı terlemenin tıbbi anlamı
  • Primer ve sekonder hiperhidrozun tanımı
  • İki tablo arasındaki pratik farklar
  • Hangi durumlarda ileri inceleme gerektiği
  • Tedavi yaklaşımında bu ayrımın rolü

konuları ele alınmaktadır.

Aşırı terleme ne anlama gelir

Tıbbi olarak hiperhidroz, vücudun ısı regülasyonu için fizyolojik olarak gerekenden fazla ter üretmesi durumudur. Normal şartlarda terleme; sıcak ortam, fiziksel aktivite veya stres gibi durumlarda artar. Hiperhidrozda ise:

  • Terleme ortam ısısından bağımsız olabilir
  • Kişi istirahat halinde bile yoğun terleme yaşayabilir
  • Durum, iş, okul ve sosyal yaşamı belirgin şekilde etkileyebilir 

Primer fokal hiperhidroz; çoğunlukla el, ayak, koltuk altı ve yüz gibi sınırlı bölgeleri tutan, kronik bir durumdur ve yaşam kalitesini ciddi biçimde azaltabilir.

Primer hiperhidroz

Primer hiperhidroz, altta saptanabilir bir sistemik hastalık olmaksızın, ter bezlerinin belirli bölgelerde kronik ve aşırı çalışması ile seyreden tablodur.

Tipik özellikleri:

  • Terleme genellikle bölgeseldir (fokal)
  • En sık; avuç içi, ayak tabanı, koltuk altı, yüz ve alın bölgeleri
  • Çoğu olguda iki taraflı ve simetriktir
  • Genellikle ergenlik döneminde veya genç erişkinlikte başlar
  • En az 6 aydır devam eden, haftada birden fazla yineleyen ataklar söz konusudur
  • Çoğu hasta genel sağlık açısından başka ciddi yakınma tariflemez
  • Ailede benzer şikâyetler olan bireyler bulunabilir (genetik yatkınlık)

Primer hiperhidrozda laboratuvar testleri çoğu zaman normaldir; tanı büyük ölçüde öykü ve muayene ile konur, sekonder nedenler dışlandıktan sonra “primer” kabul edilir.

Sekonder hiperhidroz

Sekonder hiperhidroz, bir sistemik hastalığın, hormonal bozukluğun veya kullanılan ilaçların sonucu olarak ortaya çıkan aşırı terlemedir.

Başlıca özellikler:

  • Terleme çoğu zaman yaygın veya çok geniş bir alana yayılmıştır
  • Sıklıkla daha ileri yaşlarda başlar
  • Gece terlemesi ve uykudan uyanma daha sık görülür
  • Kilo kaybı, ateş, çarpıntı, nefes darlığı gibi ek sistemik belirtiler eşlik edebilir 

Sekonder hiperhidroza yol açabilen bazı durumlar:

  • Endokrin ve metabolik hastalıklar
  • Hipertiroidi, diyabet, hipoglisemi, feokromositoma, menopoz gibi tablolar 
  • Enfeksiyonlar ve maligniteler
  • Özellikle gece terlemesi ile birlikte seyreden kronik enfeksiyonlar ve bazı hematolojik hastalıklar
  • Kardiyak ve pulmoner hastalıklar
  • Kalp yetmezliği, bazı kronik akciğer hastalıkları
  • Nörolojik hastalıklar
  • Örneğin Parkinson hastalığı veya otonom sinir sistemi bozuklukları
  • İlaçlar
  • Antidepresanlar, bazı antipsikotikler, opioid analjezikler, bazı antihipertansifler ve hipoglisemiye yol açabilen ilaçlar sekonder hiperhidrozun önemli nedenlerindendir

Bu tabloda primer hiperhidroz tedavisine geçmeden önce altta yatan nedenin saptanması esastır.

Primer ve sekonder hiperhidroz arasındaki temel farklar

Aşağıdaki tablo, klinik pratikte iki tabloyu kabaca ayırmaya yardımcı olabilir (tanı yerine geçmez):

Özellik Primer hiperhidroz Sekonder hiperhidroz
Başlangıç yaşı Çoğunlukla ergenlik veya genç erişkinlik Sıklıkla 40 yaş ve sonrasında
Terleme şekli Fokal (el, ayak, koltuk altı, yüz vb.) Yaygın veya çok geniş alanlar
Simetri Genellikle iki taraflı ve simetrik Simetrik olmak zorunda değildir
Uykuda terleme Çoğunlukla azalır ya da kaybolur Gece terlemesi sık görülebilir
Eşlik eden bulgular Genellikle yok ya da hafif Kilo kaybı, ateş, çarpıntı, nefes darlığı vb. eşlik edebilir
Altta yatan neden Tanımlanabilir sistemik hastalık yok Sistemik hastalık veya ilaç kullanımı sıktır

Bu farklılıklar, hekimin primer–sekonder ayrımını yaparken kullandığı temel ipuçlarıdır.

Kendi tablonuzu anlamaya yardımcı sorular

Bir sağlık profesyoneline başvurmadan önce aşağıdaki soruların yanıtlarını not etmek değerlendirmeyi kolaylaştırabilir:

  1. Aşırı terleme ne zamandan beri var?
  2. Çocukluk/ergenlikten beri mi, yoksa son aylarda mı ortaya çıktı?
  3. Daha çok hangi bölgeler etkileniyor?
  4. Sadece el, ayak, koltuk altı, yüz gibi sınırlı alanlar mı, yoksa gövde dahil tüm vücut mu?
  5. Terleme günün hangi zamanlarında artıyor?
  6. Dinlenirken de oluyor mu?
  7. Uykudan uyandıracak düzeyde gece terlemesi var mı?
  8. Başka şikâyetler eşlik ediyor mu?
  9. Nedensiz kilo kaybı, ateş, çarpıntı, nefes darlığı, ellerde titreme, ishal, sinirlilik gibi ek bulguların varlığı sekonder hiperhidroz lehine olabilir.
  10. Düzenli kullanılan ilaçlar var mı, son dönemde ilaç eklenmesi veya doz artışı oldu mu?
  11. Özellikle antidepresanlar ve bazı psikotrop ilaçlar terlemeyi artırabilir.
  12. Ailede benzer şekilde aşırı terleyen bireyler bulunuyor mu?
  13. Primer fokal hiperhidrozda aile öyküsü sık bildirilmektedir.

Bu sorular, hekimin primer–sekonder ayrımını daha hızlı yapmasına yardımcı olur; kesin tanı için mutlaka klinik değerlendirme gereklidir.

Tanıda izlenen temel adımlar

Uzmanlar, hiperhidroz değerlendirmesinde basamaklı bir yaklaşım önermektedir:

  1. Ayrıntılı öykü
  2. Başlangıç yaşı, süresi, tetikleyiciler
  3. Tutulan bölgeler, gün içi dağılım
  4. Gece terlemesi, kilo kaybı, sistemik semptomlar
  5. Kullanılan ilaçlar, kronik hastalıklar
  6. Fizik muayene
  7. Terlemenin bölgesel mi, yaygın mı olduğunun değerlendirilmesi
  8. Ciltte mantar enfeksiyonu, tahriş, maserasyon gibi ikincil sorunlar
  9. Sekonder nedenlerden şüpheleniliyorsa ilgili sistem muayeneleri
  10. Terleme şiddetinin ölçülmesi
  11. HDSS (Hyperhidrosis Disease Severity Scale) gibi ölçeklerle günlük yaşam etkisinin sayısallaştırılması; bu ölçek tedavi yanıtının takibinde de kullanılmaktadır.
  12. Laboratuvar ve görüntüleme tetkikleri (gerektiğinde)
  13. Klinik şüpheye göre tiroid fonksiyon testleri, açlık kan şekeri, tam kan sayımı, inflamasyon belirteçleri ve diğer özel testler istenebilir.

Sekonder nedenler dışlandıktan ve klinik tablo primer fokal hiperhidroz ile uyumlu olduğunda, tanı primer hiperhidroz olarak kabul edilir.

Primer hiperhidrozda tedavi yaklaşımı

Primer fokal hiperhidrozda amaç, terleme miktarını azaltarak yaşam kalitesini iyileştirmek ve bunu mümkün olduğunca düşük yan etki ile sağlamaktır. Güncel literatür, çoğunlukla şu basamaklı yaklaşımı önermektedir: 

  1. Topikal tedaviler
  2. Yüksek konsantrasyonlu alüminyum tuzları içeren antiperspiranlar
  3. Bazı bölgelerde (örneğin aksilla, yüz) topikal antikolinerjikler (glikopironyum vb.)
  4. Musluk suyu iyontoforezi
  5. Özellikle el, ayak ve koltuk altı terlemesinde etkili, non-invaziv bir yöntemdir.
  6. Doğru veya darbeli elektrik akımı, musluk suyu aracılığıyla terleyen bölgeden geçirilir; ter bezlerini uyaran sinaptik bağlantıların geçici olarak baskılanması ile terleme azalır.
  7. Etki geri dönüşümlüdür; bu nedenle başlangıç fazından sonra düzenli idame seansları gerektirir.

Ev tipi musluk suyu iyontoforez cihazları (örneğin Saalio® DE modeli el ve ayak, AX modeli koltuk altı için) klinikte uygulanan musluk suyu iyontoforezi ile aynı prensipte çalışmakta, hastanın tedaviyi ev ortamında sürdürmesine imkân tanımaktadır. Kullanım kılavuzlarında; tedavi süresi, akım tipi, kontrendikasyonlar ve olası yan etkiler ayrıntılı biçimde tanımlanmıştır.

Botulinum toksini enjeksiyonları;Özellikle koltuk altı ve avuç içi terlemesinde etkilidir; etkisi birkaç ay sürebilir, tekrar enjeksiyon gerektirir.. Botulinum toksini enjeksiyonları;

Sistemik antikolinerjik ilaçlar;Daha yaygın veya çok şiddetli olgularda, yan etki profili titizlikle değerlendirilerek kullanılmaktadır..Sistemik antikolinerjik ilaçlar;

Enerji temelli cihazlar ve cerrahi;Mikrodalga, radyofrekans ve lazer uygulamaları; özellikle aksiller hiperhidrozda seçenekler arasındadır.. Enerji temelli cihazlar ve cerrahi;

Endoskopik torakal sempatektomi (ETS) ise güncel yayınlarda etkili ancak riskli bir cerrahi yöntem olarak tanımlanmakta, çoğu kaynak tarafından diğer tüm konservatif tedavilerden sonra, son basamak olarak değerlendirilmesi önerilmektedir.

ETS ve kompansatuvar terleme riski

ETS; palmar, aksiller ve kraniyofasiyal primer hiperhidrozda yüksek başarı oranlarına sahiptir. Bununla birlikte, kompansatuvar hiperhidroz (refleks terleme) en sık ve en önemli yan etki olarak bildirilmiştir.

  • 2023 tarihli bir derlemede, ETS sonrası kompansatuvar terlemenin en sık ve hastaların cerrahiden vazgeçmesine yol açan başlıca yan etki olduğu vurgulanmaktadır.
  • 2025 tarihli bir analizde, ETS sonrası kompansatuvar hiperhidroz görülme oranı yaklaşık %62, ağır düzey kompansatuvar terleme oranı ise %23 olarak bildirilmiştir.

Bu nedenle güncel cerrahi seriler ve derlemeler, ETS’nin:

  • Geri dönüşümsüz bir işlem olduğu
  • Kompansatuvar terleme riskinin yüksek ve önceden tam olarak öngörülemez olduğu
  • Bu yan etki geliştiğinde tedavi seçeneklerinin sınırlı olduğu

gerekçeleriyle, diğer tedavi seçenekleri (topikal tedavi, musluk suyu iyontoforezi, botulinum toksini, sistemik ilaçlar) tam olarak kullanıldıktan sonra düşünülmesi gereken “son basamak” bir yöntem olarak ele alınmasını önermektedir.

Bu çerçevede, klinik uygulamada hastalara ETS öncesinde kompansatuvar terleme riski ve cerrahinin geri dönüşümsüz niteliği hakkında ayrıntılı bilgilendirme yapılması gereklidir.

Sekonder hiperhidrozda tedavi yaklaşımı

Sekonder hiperhidrozda ana hedef, altta yatan hastalığın tanınması ve tedavi edilmesidir:

  • Hipertiroidi, diyabet, enfeksiyon, kalp yetmezliği veya malignite gibi durumlar uygun şekilde tedavi edilmeden yalnızca terlemeye odaklanmak, altta yatan hastalığın geç tanınmasına yol açabilir.
  • İlaçlara bağlı aşırı terlemede, ilacı değiştirme veya kesme kararı yalnızca ilgili uzman hekim tarafından verilmelidir; hastanın ilacı kendi başına bırakması güvenli değildir.

Altta yatan neden kontrol altına alındıktan sonra, terleme şikâyeti sürüyorsa primer hiperhidroz tedavilerinde kullanılan lokal ve destekleyici yöntemler eklenebilir.

Hangi durumlarda mutlaka doktora başvurulmalıdır

Aşağıdaki bulgulardan biri veya birkaçı mevcutsa, sekonder hiperhidroz ve sistemik hastalık olasılığı artar; tıbbi değerlendirme geciktirilmemelidir:

  • Aşırı terlemenin ani başlaması veya kısa sürede belirgin artması
  • Gece uykudan uyandıran terlemeler
  • Son aylarda nedensiz kilo kaybı, iştahsızlık, belirgin halsizlik
  • Ateş, çarpıntı, nefes darlığı, göğüs ağrısı, titreme gibi eşlik eden sistemik bulgular
  • Terlemenin tüm vücutta yaygın olması
  • Aşırı terlemenin ilk kez 40 yaşından sonra ortaya çıkması
  • Günlük yaşamın, iş veya okul performansının belirgin ölçüde bozulması 

Bu durumlarda dermatoloji, iç hastalıkları, endokrinoloji, göğüs hastalıkları veya ilgili diğer uzmanlık alanlarına başvurulması uygun olacaktır.

Primer–sekonder ayrımının doğru yapılması, hem gereksiz tetkiklerin önlenmesi hem de etkili tedavi seçeneklerine zamanında ulaşılması açısından önem taşımaktadır. Ev tipi musluk suyu iyontoforez sistemleri gibi kanıta dayalı, non-invaziv yöntemler; özellikle primer fokal hiperhidrozda, daha girişimsel tedavilere geçmeden önce değerlendirilebilecek temel seçenekler arasındadır.

Faydalanılan Kaynaklar