Aşırı terleme, sadece kozmetik bir sorun değildir; altta yatan tıbbi bir tabloyu da işaret edebilir. Bu nedenle primer (birincil) ve sekonder (ikincil) hiperhidroz ayrımı, tanı ve tedavi planlamasında temel bir adımdır.
Yazıda;
konuları ele alınmaktadır.
Tıbbi olarak hiperhidroz, vücudun ısı regülasyonu için fizyolojik olarak gerekenden fazla ter üretmesi durumudur. Normal şartlarda terleme; sıcak ortam, fiziksel aktivite veya stres gibi durumlarda artar. Hiperhidrozda ise:
Primer fokal hiperhidroz; çoğunlukla el, ayak, koltuk altı ve yüz gibi sınırlı bölgeleri tutan, kronik bir durumdur ve yaşam kalitesini ciddi biçimde azaltabilir.
Primer hiperhidroz, altta saptanabilir bir sistemik hastalık olmaksızın, ter bezlerinin belirli bölgelerde kronik ve aşırı çalışması ile seyreden tablodur.
Tipik özellikleri:
Primer hiperhidrozda laboratuvar testleri çoğu zaman normaldir; tanı büyük ölçüde öykü ve muayene ile konur, sekonder nedenler dışlandıktan sonra “primer” kabul edilir.
Sekonder hiperhidroz, bir sistemik hastalığın, hormonal bozukluğun veya kullanılan ilaçların sonucu olarak ortaya çıkan aşırı terlemedir.
Başlıca özellikler:
Sekonder hiperhidroza yol açabilen bazı durumlar:
Bu tabloda primer hiperhidroz tedavisine geçmeden önce altta yatan nedenin saptanması esastır.
Aşağıdaki tablo, klinik pratikte iki tabloyu kabaca ayırmaya yardımcı olabilir (tanı yerine geçmez):
| Özellik | Primer hiperhidroz | Sekonder hiperhidroz |
| Başlangıç yaşı | Çoğunlukla ergenlik veya genç erişkinlik | Sıklıkla 40 yaş ve sonrasında |
| Terleme şekli | Fokal (el, ayak, koltuk altı, yüz vb.) | Yaygın veya çok geniş alanlar |
| Simetri | Genellikle iki taraflı ve simetrik | Simetrik olmak zorunda değildir |
| Uykuda terleme | Çoğunlukla azalır ya da kaybolur | Gece terlemesi sık görülebilir |
| Eşlik eden bulgular | Genellikle yok ya da hafif | Kilo kaybı, ateş, çarpıntı, nefes darlığı vb. eşlik edebilir |
| Altta yatan neden | Tanımlanabilir sistemik hastalık yok | Sistemik hastalık veya ilaç kullanımı sıktır |
Bu farklılıklar, hekimin primer–sekonder ayrımını yaparken kullandığı temel ipuçlarıdır.
Bir sağlık profesyoneline başvurmadan önce aşağıdaki soruların yanıtlarını not etmek değerlendirmeyi kolaylaştırabilir:
Bu sorular, hekimin primer–sekonder ayrımını daha hızlı yapmasına yardımcı olur; kesin tanı için mutlaka klinik değerlendirme gereklidir.
Uzmanlar, hiperhidroz değerlendirmesinde basamaklı bir yaklaşım önermektedir:
Sekonder nedenler dışlandıktan ve klinik tablo primer fokal hiperhidroz ile uyumlu olduğunda, tanı primer hiperhidroz olarak kabul edilir.
Primer fokal hiperhidrozda amaç, terleme miktarını azaltarak yaşam kalitesini iyileştirmek ve bunu mümkün olduğunca düşük yan etki ile sağlamaktır. Güncel literatür, çoğunlukla şu basamaklı yaklaşımı önermektedir:
Ev tipi musluk suyu iyontoforez cihazları (örneğin Saalio® DE modeli el ve ayak, AX modeli koltuk altı için) klinikte uygulanan musluk suyu iyontoforezi ile aynı prensipte çalışmakta, hastanın tedaviyi ev ortamında sürdürmesine imkân tanımaktadır. Kullanım kılavuzlarında; tedavi süresi, akım tipi, kontrendikasyonlar ve olası yan etkiler ayrıntılı biçimde tanımlanmıştır.
Botulinum toksini enjeksiyonları;Özellikle koltuk altı ve avuç içi terlemesinde etkilidir; etkisi birkaç ay sürebilir, tekrar enjeksiyon gerektirir.. Botulinum toksini enjeksiyonları;
Sistemik antikolinerjik ilaçlar;Daha yaygın veya çok şiddetli olgularda, yan etki profili titizlikle değerlendirilerek kullanılmaktadır..Sistemik antikolinerjik ilaçlar;
Enerji temelli cihazlar ve cerrahi;Mikrodalga, radyofrekans ve lazer uygulamaları; özellikle aksiller hiperhidrozda seçenekler arasındadır.. Enerji temelli cihazlar ve cerrahi;
Endoskopik torakal sempatektomi (ETS) ise güncel yayınlarda etkili ancak riskli bir cerrahi yöntem olarak tanımlanmakta, çoğu kaynak tarafından diğer tüm konservatif tedavilerden sonra, son basamak olarak değerlendirilmesi önerilmektedir.
ETS; palmar, aksiller ve kraniyofasiyal primer hiperhidrozda yüksek başarı oranlarına sahiptir. Bununla birlikte, kompansatuvar hiperhidroz (refleks terleme) en sık ve en önemli yan etki olarak bildirilmiştir.
Bu nedenle güncel cerrahi seriler ve derlemeler, ETS’nin:
gerekçeleriyle, diğer tedavi seçenekleri (topikal tedavi, musluk suyu iyontoforezi, botulinum toksini, sistemik ilaçlar) tam olarak kullanıldıktan sonra düşünülmesi gereken “son basamak” bir yöntem olarak ele alınmasını önermektedir.
Bu çerçevede, klinik uygulamada hastalara ETS öncesinde kompansatuvar terleme riski ve cerrahinin geri dönüşümsüz niteliği hakkında ayrıntılı bilgilendirme yapılması gereklidir.
Sekonder hiperhidrozda ana hedef, altta yatan hastalığın tanınması ve tedavi edilmesidir:
Altta yatan neden kontrol altına alındıktan sonra, terleme şikâyeti sürüyorsa primer hiperhidroz tedavilerinde kullanılan lokal ve destekleyici yöntemler eklenebilir.
Hangi durumlarda mutlaka doktora başvurulmalıdır
Aşağıdaki bulgulardan biri veya birkaçı mevcutsa, sekonder hiperhidroz ve sistemik hastalık olasılığı artar; tıbbi değerlendirme geciktirilmemelidir:
Bu durumlarda dermatoloji, iç hastalıkları, endokrinoloji, göğüs hastalıkları veya ilgili diğer uzmanlık alanlarına başvurulması uygun olacaktır.
Primer–sekonder ayrımının doğru yapılması, hem gereksiz tetkiklerin önlenmesi hem de etkili tedavi seçeneklerine zamanında ulaşılması açısından önem taşımaktadır. Ev tipi musluk suyu iyontoforez sistemleri gibi kanıta dayalı, non-invaziv yöntemler; özellikle primer fokal hiperhidrozda, daha girişimsel tedavilere geçmeden önce değerlendirilebilecek temel seçenekler arasındadır.